10 Mayıs 2015 Pazar

uzay

yanımda bir kaç şişe şiirle çıktığım uzay yolculuğunda, hiçbir yıldızı düşüremedim dilek tutman için. affet. bir yıldızın benden önce gözlerini kamaştırması isteyeceğim en son şeydir. sen yine de affet, mataramda su yerine, şiir taşıdım ve otlak arazilerde otlattığım ilhamlarıma çobanlık yaparken, bir kaç ilhamımı kurda kaptırdım. şimşeklere karşı gelen gökkuşaklarımı, bir çocuğun öğretmenine aşık olma düşüncesinde yitirdim. dizlerimi iki yüzlü insanların gülüşlerinden aşağıya düşerken parçaladım. ayaklarım hiçbir zaman yetişmedi, güzel hayata giden bisiklet pedallarına. sen yine de affet, zerafetini sığdırdığın kaldırımlara, gururumu sığdıramadım ve hayallerimi değil, hayallerini yazarken, adem ve havva'nın eline bir elma gibi düştüm. cennetimden çocukları çaldılar. rahmine düşecek onlarca duayı, bir elmaya sattılar. dudakların savaşını isterken, bakire meryem'leri koynumuza soktular. sen yine de affet. kafamıza dört kitap yolladılar, doğruluk payını nietzsche'ye verdik.

ben geceyi yazma düşüncesi içerisindeyken, kulağımdaki fısıltılar gecenin beni yazacağının habercisiydi.

oturup sfenks'in göz hizasına, kördüğümlerimi açmalıyım teker teker; sabırsızca. ayrılıp entellektüellerin koca puntolu hayatlarından, kendi özgürlüğüme kükremeliyim bir samur gibi. başaramadığım, biteremediğim tüm maratonları tek nefeste alt etmeliyim. kendime sınırlar çizip, hep ihlal etmeliyim. güneşi bazen kirpiklerine bazende kucağına sermeliyim. ilk günahın sahibiyle sıkı bir pazarlık edip ikinci el bir günah sahibi olmalıyım. günahımı beslemeliyim şiirle, şarapla ve sevişmeyle. beni yargılayan ejderha tanrılarına su dolu balonlarla saldırmalıyım. topuklu giymiş kadınları güvercin kapanıyla avlayıp, onlara sıcak buğday ikram etmeliyim.

ben, önce ben olmalıyım
orgazm öncesi sevişmeleri uzatmalıyım
içimdeki ölü çocuklarımın katillerini azaltmalıyım
sabahları gırtlağıma çöken tüm baş ağrılarımı tanrı'nın boynuna asıp
"askıda ekmek" yazısına duble çarpılar atmalıyım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder