25 Mayıs 2015 Pazartesi

oğlu/kızı

hangi tanrı yaktı saçlarının uçlarını? hangi günahın ateşinde yanarken af diledin, seni kurtaracak onlarca şiirden? kaç kez kestin umudunu, bir kahraman edası ile saçlarını keserken? kaç kez hain ve paslı makasın tırnaklarına geçirdin, hayata tutunmanı sağlayan iplerini? hangi tuvalet aynası seni güzel gösterdi? hangi ölümcül senaryolar çaldı aklını? hangi bulutun sırtında özledin, o gece gelmeyeni? hangi aşk, karanlık çıkmaz sokaklarına el fenersiz aldı seni?
bir çocuğun gülümsemesi kadar basitti oysa ki aşk. ama, bir ihtiyarın üflediği mumlar kadarda sahte. söylediğin şeylerin yarısını anlamış aklımla ve ağzından çıkacak onlarca kuşun merhametiyle dolu kalbim. keşke aramızdaki mesafeler sadece bir şiirden ibaret olsa ve ben her şiirimde bir toprak atsam şiirlerime. bir fidan gibi uzayıp topraklarına yetişse, büyüse avuçlarında çocukluğum gibi. hangi halının altına süpürdüler bizi?

çocukların ellerindeki tüm çiçekler seni andırıyordu. günlerden herhangi bir ansızın hatırlama günü. boğazımdan aşağıya doğru inen intihar senaryoları bir bir tüm vücudumu sararken, bir çiçeğe nasıl su verebilirim? ben hayatta kalmaya direnirken, bir çiçeğe nasıl hayat verebilirim? milyonlarca cevabı olmayan sorularla birlikteyim. yolumun nereye gideceğinden habersiz, gökyüzünün sahipsiz çocuğu olan bir kuşu takip ederken, kendimi buldum demekten korkuyorum. korku ve yalnızlık bir arada, bir odada. suratımın son hali, son yüzyılın en popüler heykeltraşı olan tanrı'ya ait. yüzüm keskin bir kaderin hatıraları ile dolu ve hayatım sigara filtrelerinin üzerinde unutulan kırmızı ruj izleri. acıyı acıyla kapattım. yalnızlıklardan koşar adım ilerlerken, ilhamlarım birkaç şarkının nakaratına karıştı. dinlemedin, ağlamadın. gökyüzüne doğru çıkan bir gözyaşında sen yoktun. üzerime yıkılan tüm buz tanelerinden sen sorumlusun,
çünkü bu yaraların, bir bağırtısı var, bir bağırtısı.

yine bu günlerde seni, mürekkebe hasret bir şair misali özlüyorum
ve bir hayat kadınının çığlıkları kadar gerçek dışı
diz kapaklarını okşamadığım bir gecede yazdığım tüm şiirler
sen yine de boş ver, bizi kaldır at bir denize
ya da isa'nın avuçlarına çivile
tanrı, bizi sevseydi; oğlu/kızı eylerdi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder