saçlarını şehvetle omuzlarına değil, üzerime at
çünkü saçların, tanrı'nın nefesiyle raks ederken
rapunzel bile kıskanıyor
oysaki saçların başladığı yerden ve bittiği yere kadar
ağıtlar yakıyor
ve kimse bilmiyor
ve ben orada bir şiirin sonunu yazıyorum
neresinden başlayacağımı bilmediğim bir şiirin
sonunu yazıyorum
kalemi elime aldığımda aslında bir hayat tutuyordum
düşüncelerim, aklım, beynim, kendi benliğim ve uykusuzluktan kaybettiğim gözlerim
şu satılara gömülürken
yüz hatlarım çöküyor ve çok eski bir şiirin altında kalıyorum
tozlar, molozlar
ve o hiç bir yerden kovamadığımız anılar üzerime devriliyor
ve benim senden istediğim;
şiir değil, söz değil, bakış değil
göğsünün altında bir hazine gibi suda dibe batan ve yok olmayı bekleyen mücevher
çünkü kalbin
dünya üzerinde keşfedilmemiş tek yer
sevgilim
gökyüzü mahşer
şiir hazine
şarap intihar ve elbette aşk bir p'intihar
ben yaşamak
göremediğim gök kuşaklarını tatmak istiyorum
acı içinde değil
acı içimde değil
çocukluğum da, diz kapaklarım da ki yaralarda kalsın istiyorum
ben ilham da almak istiyorum seni
kuş cıvıltısın da uyandırmakta
ve daha sonra öldürmek
onlarca avcıyı
ah! ben isterdim
ölürken, yaşamak
yaşarken, ölmek değil
her şey yerli yerinde
herkes olmak istemediği yerde
ve herkes
olmak istemediği yerde ekiyor
hayata tutanmasını sağlayacak tüm çiçekleri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder