eğer bir hastalığım olsaydı
adını "şiir" koyardım
yarım bırakılmış
onlarca şiirin ardından
hala nasıl aynı kadına
tüm geceyi armağan edebiliyorum?
o an kendime ve kendi benliğime sunacak milyonlarca sebebim varken
aklıma güzel bir gökyüzü armağan ettim
belkide aldattım kendi benliğimi
belkide zaten gökyüzü ayaklarımın altındaydı
ama gökyüzü bile ayaklarımın altındayken
bu yere çakılma hissi nedendi?
dudaklarına misafir olup
şiir yazamayacaksam
nedendi bu kelimeler?
ikimiz birden aynı göğe bakabiliyorsak
neden bu mumun fitilin de sadece ben yanıyorum?
dur
yokluğunu hatırladım az önce
üstelik sana yazarken
yolun sonuna bir kelebek gibi varmışken
bir sigara dumanı yalnızlığıma eşlik ederken
ve ilhamlarım
hala hayattayken
seni gördüğüm o gün
çocuklar, balonlarını uçurdu ellerinden
ben ise
aklımı
inan bana sevgilim
saçlarından başlayarak yaşadığım bu hayatta
kırıklarına takıldım
üstelik hayatta kendimden başka kimseyi
unutamadım
ama biliyorum
bir gün gökyünde ki hüzünlü bir bulut
benim de göğsüme yağacak
işte o zaman
göğsümde ki kurumuş
ve ölüme koşan çiçekli şiirler boy verecek
ve işte o zaman sen "umay" olacaksın
biz belki sokaklar uyumadan da öpüşebilecek
elbette dinlenmiş hayatlarda yoracağız kendimizi
başka şiirlere anlam olacağız
şizofren bir hastanın kendisini asmasına sebep olacağız
sen güçlüyü ve siyahı oynayacaksın
ben yine bir bok yapamayacağım
çünkü sen öyle güçlüsün ki
siyah ojelerinle dokunduğun her yeri
siyah yapabilme yeteneğin ile
kısa saçlarınla uzun bir geceye
kafa tutma yeteneğin aynı
bir şiir
bir insanı, en fazla nereye götürürse
sizden, o derece uzaktayım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder