kendi kendimi
uçurumdan aşağıya atıyorum
uçurum dediğime bakma
uçurum dediğim
senin
omuz çukurların
ve burada
karanlıkta yok
aydınlıkta
şarapta yok
tanrı'da
bulut var
yağmur var
bir parça sen
bir parçamdan ben
yaz hadi
bir parçan vücudundan koparken
yaşa hadi
ya da bu gece beni düşün sevgilim
düşün ki ellerim ısınsın
bu gece düşün ki tanrıçam
sen hiç ağlamadın
ve ben
hiç
ölmedim
bazen bir sigara dumanı eşlik ediyor
benim yalnızlığıma
ve bazen de radyoda denk geldiğim bir şarkı
zamanı durdurmak istiyorum bazen
kolumda ki saati
ne kadar parçalarsam, parçalayayım
bir diğer insanın kolunda ki saat
akmaya devam ediyor
ve ben böyle zamansız bir gece de
kendimi yeniden doğurmaya çalışırken
nasıl olur da
senin gökyüzünü
gök kuşağının her bir rengi kaplar?
oysa ki bilmiyorsun
kim bilecek ki
simsiyah bulutların ardından çıkan
gök kuşağım olduğunu
ben her zaman
senin denizinde
uzaklara atılan
bir taş parçası oldum
ama hiç bir zaman
uzaklara dalıp giden
aklının sebebi olmadım
olamadım
radyoda "müjgan" çalıyor
gökyüzünü kapat.
"ben her zaman
YanıtlaSilsenin denizinde
uzaklara atılan
bir taş parçası oldum
ama hiç bir zaman
uzaklara dalıp giden
aklının sebebi olmadım
olamadım"
Derin bir ah çekme sebebi...