22 Ekim 2014 Çarşamba

şiirden örgülü

bugün sakallarımı kesmedim
hayatın
bana bir ölüm armağan edeceğinden habersiz
sakallarımı kesmemiştim
ölümü, güzel ve yakışıklı karşılamak gerekirdi
ama bilmiyordum ölüm neydi
sahi, neydi ölüm
iki bulutun çarpışarak oluşturduğu
bir şimşek miydi
yoksa bir cam kenarında
şimşeklere karşı gelen bir kadının
makası hain hayatın saçlarına vurması mıydı?
oysaki ben
o kısa saçlarında
ne uzun ömür yaşamıştım
ve ben
evet
bir şiirin ucundan değil
bir saç telinin ucundan düştüm
sahi
neydi beni
bu kırıklardan aşağıya iten

*
ben sana bir ispatım
sen yalnızlığıma
delil

terk edilen insanlar
terk edildikleri yere aittirler
ve kalpleri eskisi gibi çalışmaz
umarım benden bir şey beklemiyorsunuzdur
çünkü
ayrılık vakti geldiğinde
erteleyemezsin sevgilim
ama insan bazen kaçmak istiyor
şu cevapsız ayrılıklardan
karanlığa gömülmüş insanlardan
bir türlü öldüremediği
şu yalnızlıktan
insan bazen kapısı çalınsın istiyor
kuşlar dolsun istiyor şu odaya
insan bazen kaçmak istiyor sevgilim
kuşlar gibi
ahh kuşlar gibi
ölmek istiyor
oysaki
ne çok istemiştim
göç eden kuşların
kanatlarına tutunmak

ölüm;
bir gün
şiirden örgülü kapımı çalarsa eğer
içeride
ölü bir
"ben" bulacak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder