18 Eylül 2014 Perşembe

ilah-i şarap

çocuklar bulutlar üzerinde ip atlıyor
sen sonbaharı kovalıyorsun pencerenden
küstahça
çocuklar bulutlar üzerinde ip atlıyor
ve bu çocuklar büyüyecekler
oyun sandıkları iplere
hayallerini asacaklar
oyuna küsecekler
ve işte geliyor eylül
penceremden giriyor bu sefer yatağıma
asilce
ah kimseler bilmiyor
eylül ölmeyi bekliyor
ki ben hep eylül'ü bekledim
eylül hep ölmeyi bekledi
bense hep eylül'ü
"her şeyin sonundayım"
diyor
tezer özlü
ben demiyorum
diyemiyorum
korkuyorum çünkü yaşamaktan
korkuyorum
her şeyin sonunu yaşamaktan
oysaki şarap, bir ilah gibi duruyordu karşımda
ve şarap orgazmı bekleyen bir kadın gibi duruyordu karşımda
sonuna mı gelmiştim her şeyin?
şarabın kırmızısında öpülen eller geliyor aklıma
teni silinmiş şarkılar
çok eski şiirler
şarap ve ölüm dedim
demek ki aşk var
aramızda esen bu soğuk rüzgarlar
dallarından üzüm düşürüyor

iyi miyim, kötü müyüm inan bilmiyorum
huzuru tatmamış uyuşuk bir bedenle konuşamazsın
çünkü
ölüler konuşamaz
ölüler var olmak için
şiir yazar
az önce bir şiirin ilk dizelerinde karşılaştım seninle
saçların ıslaktı, gözlerin gök kuşağı, kirpiklerin, gözlerinin zindanıydı
ellerinde bir annenin sıcaklığı vardı
ellerimde bir ölünün soğukluğu
eğer gitmeseydin
yeni bir gökyüzü keşfedebilirdim ikimiz için
dudaklarımız son kez buluşsaydı eğer
kuşlar dökülürdü belki
iki dudağımızın arasından
ve belki kaybolurduk
*hassiktir lan oradan!
kaybolmak teninde güzel

neyse dur ikimiz birden sevinebilirdik
öyle diyordu turgut usta
ikimiz birden sevişebiliriz aslında
aynı göğün altında
başka başka insanlarla

aramızda esen bu soğuk rüzgarlar,
dallarından üzüm düşürüyor
ve insanlar aşkı
ayaklarının altında çiğniyor

2 yorum:

  1. Hangi dizenin altını çizsem diye bu kadar zorlanmamıştım hiç..

    YanıtlaSil
  2. "aramızda esen bu soğuk rüzgarlar,
    dallarından üzüm düşürüyor
    ve insanlar aşkı
    ayaklarının altında çiğniyor."
    Ayakları kırılsın!!!

    YanıtlaSil